Yazı kategorisi: anime

beelzebub ile eğlenceli dakikalar

beelzebub seyrederken en çok eğlendiğim animelerden birisi. bölgenin en belalı okulu olan ve sadece belalı öğrencilerin devam ettiği ishiyama lisesinin birinci sınıfına giden, en güçlü belalı öğrenci oga tatsumi, bir takım beklenmedik olaylar sonucu büyük şeytan lordunun oğlunu yetiştirme görevini üstlenmek zorunda kalır. beelbou (beel bebek), onun hizmetçisi hilda, oga tatsumi ve ailesi hep birlikte aynı evde yaşamaya başlarlar. oga ailesi hilda’yı tatsumi’nin eşi, beelbou’yu ise torunları olarak kabul ederler. okuldu, evdi derken birbirinden komik olaylar zinciri ile hikayemiz devam eder.

en çok güldüğüm sahnelerden birincisi oga ile beelbou’nun parka hava almaya gittikleri bölüme ait. bu bölümde oga, evde sıkılan ve hiç gülmeyen beelbou’yu, ailesinin orada kendi yaşıtı arkadaşlar edinebileceği tavsiyesi üzerine  parka götürmeye karar verir. ailesi hilda’ya da gitmesini söyler ama o pembe dizi izleyeceği için katılmaz. oga da kankisi  furuichi ile sosyalleşme çabası içerisinde parktaki diğer anneleri gözlemlemeye başlar. bu sırada annelerin bebeklerini havaya atıp tuttuklarını ve bunun hem anneyi hem de çocukları çok eğlendirdiğini görür, bunu kendisinin de kolayca başarabileceğine inanan oga, beelbou’yu öyle bir fırlatır ki bebek gözden kaybolur. ondan onbeş metreden fazla uzaklaşmaması gerektiğini hatırlayınca da tutuşarak beelbou’yu aramaya gider. fırlatış anından sonraki gurur dolu surat ifadesini hatırladıkça hala gülüyorum. yine bu bölümde diğer annelere sempatik hareketler sahnelemeye çalışan oga ve beelbou’nun beceriksizce gülümsemeye çalışırkenki şeytani surat ifadeleri de muhteşemdi.

ikincisi savaşçı ruhtan biraz yoksun olan, üstelik böceklerden deli gibi korkan beelbou’yu eğitime almaya karar veren oga’nın seçtiği eğitim yöntemi. beelbou’nun alnına bal sürüp, vücudunu iple bağlayarak ağaç dalından sarkıtır. ipin üzerine böcekleri salar. böcekler bala doğru ilerlemektedir. bu sırada beelbou’ya ‘eğitim, eğitim!’ gibi süper gaz verici cümleler söyleyerek erkek olma yolunda önemli bir adım atmasını sağlamaya çalışmaktadır. oga’mızın yaratıcılığında sınır yok tabii. sahne dalın tepesinde hoplayıp, zıplayan oga’nın dalı kırması sonucu ikisinin de aoi kunieda ve kardeşi kouta’nın üzerine düşmesi ile son bulur. sahnenin devamında beelbou büyük bir başarı örneği sergileyerek tek parmak hareketi ile bir böceği savuşturmayı başarır. yine burada oga’nın ‘beelbou yokatta!’ derken ki çocuğuyla gurur duyan baba yüz ifadesi süperdir.

üçüncü sıraya koyabileceğim iki bölüm var. bir tanesi cehenneme gittiklerinde hırsızların şehri gibi bir yere gitmişlerdi alaindelon’un kızını kurtarmak için. sonra bölgenin koruyucusu devasa bir yaratık şehre saldırmaya başlayınca beelbou da birden büyüyüp devasalaşmıştı. oga da bunun saçına tırmanıp, başının tepesine oturarak direktifler vermeye başlamıştı süper gaza gelerek. yaratığı devirdikten sonra hızını alamayarak etrafa saldırmaya devam eden beelbou’yu oga yemek vakti olduğunu söyleyerek ancak kendine getirebilmişti.  diğeri ise hilda’nın beelbou oynasın diye cehennemden getirdiği doktorculuk setinin açılmasıyla beelbou’nun doktora, oga ve furuichi’nin hemşireye döndükleri bölüm. beelbou birini iyileştirmeden oyun bitmeyeceği için okuldaki öğrencileri denek olarak kullanmak suretiyle kendilerine bir sürü iyileştirilecek hasta yapmışlardı. sırf oga ve furuichi’nin hemşire cosplay’i için bile tekrar tekrar izlenebilir.

じゃまたね。

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s