Yazı kategorisi: k-drama

man of honor – glory jane – youngkwangeui jaein

みんなさんこんにちわ。

kafamı kaşıyacak zamanı zor bulduğum bir haftadan sonra uykuyla uyanıklık arasındaki dönemde izlemeye başladığım bir diziden bahsetmek istiyorum. dizinin yayımlanması henüz bitmedi ama yeni keşfim lee jang woo hatırına bu postu yazmaya karar verdim. hadi bakalım.

man of honor, 12 ekim 2011 tarihinde (aa doğum günümde) yayımlanmaya başlayan bir kore draması. başrollerinde chun jung myung (kim young kwang) , park min young (yoon jae in) ve lee jang woo (seo in woo) yer alıyor. hikayesi her zamanki gibi biraz karışık, iyiler-kötüler-ezikler-sırlar-aşklar-fesatlıklar arasında geçip gidiyor. yoon jae in, 9 yaşındayken babasını  bir trafik kazası sonucu kaybeder. annesi de bu haberi alınca hastaneye giderken trafik kazası geçirip komaya girer. kendisi ise hafızasını kaybedip kaybolur. babasının öldüğü kazada arabada kim young kwang’ın babası olan şoförü ve seo in woo’nun babası olan ortağı da vardır. seo in woo’nun babası ‘hazır adam öldü, kadın komada, kız da kayıp oh ne güzel!’ diyerek şirketin başına geçer. bu sırada kız bulunur. kız hafızasını kaybettiği için şoföre onun ismini kayıtlardan silerek başına bela olmayacak bir şekilde ortadan kaldırmasını söyler. şoför amca da vicdan yapar, kızın adını değiştirmez ve onu bir yetimhaneye verir. aradan 17 yıl geçer. olaylar gelişir.

kızımız hemşire olmuştur ve hemşire olduğu hastaneye kimler hasta olarak gelir bilin bakalım. tabii ki kim young kwang ve seo in woo. iki delikanlımız büyüyüp genç birer delikanlı olmuşlar ve beysbol oyuncusu iki düşmandırlar ve kime aşık olurlar bilin bakalım. güzel hemşire kızımıza tabii ki. ama bir sorun vardır kim young kwang kızı kardeşi zannetmektedir. seo in woo hırçın ve kötü olmasına rağmen zekidir ve kızın kim olduğunu keşfetmiştir.

ben kim young kwang karakterini hiç sevmedim. iyi bir insan olabilir, ilk başta kızı ailesine koşulsuz kabul etmiş olabilir ama sanırım oyuncudan kaynaklı çok zorlama geldi hareketleri. bir de kız aileye aniden girmiş olsa bile kardeşin o senin ya, kardeşin olduğunu zannetmeden önce kızı tanıyor olsan bile hakkında duygusal bir şeyler besleyemezsin bu kadar net yani. aşk konularında geniş bir insanımdır, hatta daikichi ve rin’in evlenme kararı almasını bile normal karşıladım ama üvey de olsa kardeşin ya. neyse, yoon jae in karakterine gelelim. bu kızcağızın oynadığı karakteri çok sevdim. hali, hareketleri, duruşu, gülüşü her şeyi çok güzel. park min young, lee min ho ile çıkmaya başlayınca ufak bir şok yaşamıştım ama kıza bakınca anlıyorum ki kızın büyüsüne kapılmamak imkansız. karakterin başarılı olmasının bir sebebi de park min young’un oyunculuğu tabii ki. kız ağladıkça benim ağlayasım geldi. başına gelen her şeye rağmen düşmemesi, sürekli ayakta kalmak için bir yol bulması çok takdir edilesi. zaten güçlü kadın karakterlere bayılırım, bu kızcağız oynayınca böyle bir karakteri kaymaklı ekmek kadayıfı olmuş.

seo in woo karakterine gelecek olursak, uzun zamandır bu kadar içselleştirdiğim bir karakter izlememiştim. çok agresif, hırçın ve saldırgan olsa da aslında pırlanta gibi kalbi var. herkesin acılarıyla, üzüntüleriyle başa çıkma yöntemi aynı değildir. bazılarımız bunun üstesinden paylaşarak gelmeye çalışır, bazıları içine atarak. içine atma yöntemini seçmenin başlıca sebebi de etrafında paylaşacak kimse olmamasıdır. herkes, her zaman bir dost bulacak kadar şanslı değil. eminim bu çocuk çok farklı bir çevrede büyüseydi, kalbini açabileceği insanlar etrafında olsaydı bambaşka bir insan olurdu. so in woo’nun yaptıklarını onaylamasam da onun neden böyle davrandığını anlayabiliyorum. senaristlere kocaman bir aferin süper bir karakter yaratmışlar. yazmaya çalıştığım senaryonun öyküsüne bu karakterden esinlenerek bir karakter eklemeye karar verdim, o kadar beğendim yani. bu karakteri oynayan lee jang woo’ya gelecek olursak, ne tatlı bir çocuktur bu böyle. saçları, bakışları, duruşu, kıyafetleri hepsi süper. hani derler ya allah özene bezene yaratmış aynen öyle. gerçi güney kore’de bu cümleyi kullanmak ne kadar doğru bilmiyorum çünkü bizim burada nasıl her mahallede kuaför varsa, aynı sıklıkta orada estetik merkezleri var. herkes kendini tekrar yaratıyor, değişik tabi. belki bu çocuk da yeniden yaratılmış olabilir ama öyleyse bile yapan da güzel yapmış diyerek estetik konusunu kapatayım.

じゃまたね。

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s