Yazı kategorisi: j-drama

yankee-kun to megane-chan

みんなさんこんばんは。

insani saatlerde evde olduğum bu güzel kış akşamında henüz taze taze seyretmeyi bitirdiğim bir diziden bahsetmek istiyorum. 2010 yılında yayımlanan dizinin adı yankee-kun to megane-chan. müthiş japoncamla türkçeye serseri çocuk ve gözlüklü kız diye çevirebilirim sanırım. dizi miki yoshikawa’nın aynı isimli mangasından uyarlama. animesi çekilmemiş, draması ise manga sona ermeden çekilmiş. dolayısıyla sonu alternatif son ama ben hikayeyi ve oyuncuları sevdiğim için durumu fazla kurcalamadım.  shinagawa daichi (narimaya hiroki), yaşadığı bölgenin prestijli okullarından birine gitmektedir. ama yankee olduğu için peşini bela bir türlü bırakmamaktadır. adachi hana (naka riisa) ise aynı okulda okuyan sıradan görünümlü bir kızdır. shinagawa ve adachi okulun ilk günü tesadüfen tanışırlar, üstelik aynı sınıftadırlar. adachi’nin ortaokuldan arkadaşı himeji rinka (kawaguchi haruna), kızların hayran olduğu örnek öğrenci izumi gaku (hongo kanata) ve ex hikikomori chiba seiya (koyanagi yu) ile birlikte lise hayatlarını maceradan maceraya koşarak yaşamaya başlarlar.

dizi oyuncularından naka riisa’yı daha önce nihonjin no shiranai nihongo’da izlemiştim, kawaguchi haruna’yı ise ouran high school host club’ta haruhi rolünde izlemiştim. diğer oyuncular ise benim için çok yeni. narimaya hiroki’nin yaşı 28 olmasına rağmen 17 yaşlarında bir genci oynamış. her ne kadar şanslı japon genlerinin etkisiyle yaşını göstermese de diğer oyuncuların yanında zaman zaman abileri gibi duruyordu ama çok rahatsızlık veren bir durum değildi. shinagawa daichi gibi sosyal iletişim becerileri zayıf ve sevgiyi şiddet yoluyla öğrenmiş bir karakteri başarıyla oynamış. adachi hana ise dizinin en başarılı karakteri. geçmişinde efsanevi bir yankee olan bu karakter, dedesinin yardımıyla hayatına yeni bir sayfa açmış ve bu temiz sayfayı kirletmemek için elinden geleni yapmaktadır. rinka ise adachi’yi rol model olarak almış, ailesiyle iletişim problemleri olan bir karakterdir. izumi gaku da çaktırmasa da geçmişinde yankee’dir. yankee kariyerinde zirveye ulaştıktan sonra bırakmış, ‘bir de örnek öğrenci olayım bakalım nasıl oluyor!’ demiştir. ex hikikomori chiba ise zengin bir ailenin iyi niyetli ve süper zeki oğludur. arkadaş edinmekte problemler yaşayan bu karakter, hayatı boyunca parası için kullanılmıştır ve bir sürü sahte dostu olmuştur. bunu artık kaldıramayınca da kendisini odasına kapatmıştır. adachi’nin de çabalarıyla sorunlarının üstesinden gelmeyi başarmış ve odasından dışarı adım atmıştır.

hikaye gayet kitsch olsa da arkadaşlık, birliktelik, fedakarlık hikayelerini çok seviyorum. elinden gelenin en iyisini yaptığında ödüllendirildiğin, birisine iyilik yaptığında peşinden kazığı yemediğin bir dünya hayal ettiğim için sanırım, bilemedim. bu hikayede de bu konular gayet naif işlenmişti. hiç biri gözümüze gözümüze sokulmuyordu. komedi kısımları da eğlenceliydi. hele shinagawa’nın adachi kendisine bir şey söyleyeceği zaman hemen ‘bir itiraf geliyor!’ zannederek triplere girdiği bölümlerde çok güldüm. shinagawa ile birlikte okulun en kötü notlarına sahip olmasına rağmen bu durumdan hiç rahatsız olmayan adachi’ye hayran kaldım. hele shinagawa’yı düşük notları yüzünden çalışması için gaza getirmeye çalışmıyor muydu oy oy. zeka açan ayak banyosuna gidebilselerdi bunların hiç biri olmayacaktı ya neyse…

じゃまたね。

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s