Yazı kategorisi: k-drama

fashion king – aklımı karıştıran dizi

biraz önce fashion king dizisini bitirdim ve şu anda ne hissedeceğimi bilmediğim duygular içerisindeyim. farklı bir tadı var bu dizinin ama daha önce yemediğim için hiç tanımlayamıyorum. diziyi beğendim mi beğenmedim mi bilemiyorum ama muhtemelen beğendim bu kadar aklım karıştığına göre. güney korelilerin hem senaryo, hem de yönetmenlik becerilerini bu kadar ustaca sergiledikleri bir dizi daha önce seyretmedim. hem kurgu çok iyiydi, hem karakterler tutarlıydı, hem de sinematografik açıdan oldukça tatmin ediciydi. hele 18.bölümde kang young gul (yoo ah in) ile lee ga young (shin se kyung) evde vakit geçirirken, kız bir şeyler anlatmaya çalışırken çocuğun televizyonu açıp maç seyretmesi, o sırada yaptığı yorumlar, kızın çocuğa bakışı, fondaki müzik, hepsi ama hepsi “yabancılaşma duygusunu nasıl yansıtırsınız?” sorusunun cevabı olarak gösterilebilecek epik bir sahneydi. keza final sahnesi de süperdi. havuz, çocuğun üzerindeki kürk, şarap şişesi, fade in fade out kullanımı, bıyy… birileri bir yerlerde bir şeyleri değiştirmeye çalışıyor, bu bile çok ilham verici. konusundan kısaca bahsedip karakter yorumlarıma geçeceğim çenem düştü yine 🙂 kang young gul’un annesi, babasını terkedip başka bir adamla amerika’ya kaçmıştır. babası karısını bulmak amacıyla peşlerinden gitmiş, bu sırada kız kardeşi ile young gul’u halalarına bırakmış, bir daha da ortalarda görünmemiştir. bu süreçte kız kardeşi hastalanıp ölmüş ve young gul tek başına büyümüştür. seul’ün arka sokaklarında taklit ürünler yaparken tasarımcı olma hayalleri kuran kimsesiz lee ga young ile tanışınca, başlarına gelen onlarca musibete karşı beraber mücadele etmeye başlarlar. ama hayallerine ulaşmak için çabalamak onlardan çok şey götürecektir 😀 ahaha ne yazdım ama aynı dergi yazısı gibi oldu. çok yakında sinemalarda 😛

neyse karakterlerimizden bahsedeyim biraz. kang young gul esas oğlan. çok hırslı ama bence biraz psikopat. acilen tedavi görmesi gerekiyor. olayları çok garip algılıyor, içerisinde kin taşıyor ve nerede durması gerektiğini bilmiyor. hele para kazandıkça kendine güveni nasıl da arttı, nasıl kendini üstün görmeye başladı anlatamam. bu arada oyuncu da bu değişimi çok güzel yansıtmıştı, ben yoo ah in’in oyunculuğunu çok beğendim. bence bu karakterin ihtiyacı olan kendisini dizginleyebilecek güçlü bir kadın. bu da 2.kız choi anna (kwon yu ri)’ya denk geliyor bence. ikisi devam etseydi dünyayı bile ele geçirebilirlerdi. choi anna yan karakter olmasına rağmen oldukça başarılı. kötü bir insan değil ama iyi biri de değil. kendi çıkarının peşinden giden bencil bir karakter, gemiyi ilk terkeden. lee ga young ise esas kız. tasarımcı olan annesinin daha o küçükken ölümüyle birlikte yanlarında çalışan tezgahtar kadın bütün malvarlığını katakulli ile ele geçirmiş. sonra da kıza pislik gibi davranmaya başlamış. bu sebepten biraz ezik bir karakter. çok akıllı olduğunu söyleyemeyiz ama çok çalışkan ve fedakar. mutlu, huzurlu ve basit bir hayat istiyor. jung jae hyuk (lee je hoon), 2.erkek, zengin, yakışıklı ve başarılı (??) biri. anne, babası olmadan hayata tutunmasına imkan yoktu bence. sümsük sümsük gezerdi ortalarda. ama hayat adil değil işte kimi zengin ailelerde doğuyor, kimi fakir. kendi çapında kötü biri olmaya çalışıyor ama olamıyor. hep kendi kurduğu tuzağa kendi düşüyor. duygusallığından oluyor hep bunlar. yani kim koca salonda tek başına titanic izler ki 🙂 bir de ağlıyor seyrederken kıyamam. lee ga young ve jung jae hyuk birbirleri için yaratılmış bence. birbirlerine huzur verebilirler 🙂

じゃまたね。

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s