Yazı kategorisi: sinema

the hunger games – overrated

cumartesi akşamı ben ilhan irem konserine gitmekten son anda vazgeçince, özlem de kendini hasta hissedince ıhlamur yapıp film izlemeye karar verdik. açıkçası bilimkurgu zannederek başladığım filmin aslında sadece distopik bir gelecekte geçen bir gerilim filmi olduğunu izlerken öğrenince de şaşırdım. bilimkurgu namına bir tek hızlı tren (japonya’da bindim ben), simülasyon bir orman ve özensiz, sadece her tarafından zenginlik akan metal bir şehir vardı. futuristik makyajı da bilimkurgu sayıyor olabilirler bilemedim. sonuç olarak bu filme bilimkurgu diyen taş olur taş. ortalık “the hunger games” diye yıkılınca seyretmeden edemedim ama tamamen abartılmış bir hikaye bence. suzanne collins’in çok satan kitabı deli tasvirler, betimlemelerle doluysa, ne bileyim sosyolojik açılımlar yapıyorsa falan bilemeceğim ama filmi al çöpe at, o kadar yani 🙂 gerildiğimle kaldım, bana da yazık.

konusu ise şöyle: insanların yaşadıkları gezegen 12 bölge halinde yönetilmektedir. yılda 1 kere “the hunger games” isimli bir yarışma düzenlenmektedir. bu yarışmaya her bölgeden 1 kız, 1 erkek seçilmektedir ve yaşı 12 ile 18 arasında olan herkes aday olmak zorundadır. 24 kişiden sadece 1 kişi bu yarışmadan sağ çıkmayı başaracaktır. 12.bölgeden katniss everdeen kız kardeşinin isminin kura sonucu seçilmesi sonucu onun yerine gönüllü olur ve olaylar gelişir.

じゃまたね。

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s