Yazı kategorisi: k-drama

i do i do – yaptın mı hakkaten?

herkese merhaba;

hayatımdaki yüklerden kurtulma kararım çerçevesinde bu hafta sonu sizleri yazı yağmuruna tutacağım demedi demeyin sonra 🙂 kolajı hazır olanlardan başlamak üzere bilgisayarımı temizleyeceğim. böylece n4’e çalışmamak için hiç bahanem kalmayacak.

i do, i do isimli dizimizin başrollerinde kim sun ah ve lee jang woo yer alıyor. hwang ji an, başarılı bir ayakkabı tasarımcısıdır ve kariyeri dikey olarak ilerlemektedir. ulaşabileceği en üst noktaya gelmek üzeredir. alkolün de etkisiyle kendini berbat hissettiği bir gece park tae kang isimli işsiz güçsüz bir gençle tek gecelik bir aşk yaşarlar. tesadüfler ikilimizi sürekli bir araya getirse de yaptığı şeyin pişmanlığını yaşayan hwang ji an, erken menopoza girdiği zannederken kendini hamile buluverir. konusu ile güney kore ahlak anlayışına bodoslama bir giriş yapmaya çalışan dizimiz klasik bir kezban hikayesi ile son bulsa da yine de fena değildi.

bir kere ben kim sun ah’a sürekli bakire olmayan özgür kadın rolleri verilmesini sevmiyorum. kendi de bu etiketten kurtulmalı bence. her bakire olmayan özgür ve güçlü kadın mı? özgür ve güçlü olmayan kadınlar bakire mi? ne yani hakkaten anlamadım ve anlamayacağım. ama sonuçta ne kadar modern gözükse de güney kore de yaşadığımız ülkeye çok benzer bir mahalle baskısı altında eziliyor. yani ilk öpücüğünü 30 yaşına kadar almamış biri yüceltiliyor ve bu süper iyi bir şeymiş gibi önümüze servis ediliyor ki birden fazla kore dizisi izleyen herkes bunu farketmiştir zannediyorum. buna alet olma kim sun ah’cığım, fighting 🙂

çocuk da koca adam olmuş, ilk seksini bu hatunla yaptı ya buna kimse inanmaz. hele o kadar içtikten sonra bırak bir kadını hamile bırakabilmeyi, evine gitmeyi beceremez. çocuğun eli yüzü düzgün, bırak bu işlere para ayırmayı, “yatacak hatun arıyorum!” diye boynuna tabela assa, önünde ki kuyruk pendik’ten avcılar’a uzanır. bir de “yattığı herkese aşık olma tribi” kadınlara özgü bir şey diye bilirdim ama, neyse ya tamam ben bir şey demiyorum. bir de kadın ne kadar aşağıladı, küçük gördü çocuğu, sürekli ego tatmini yaptı üzerinde pes yani. güçlü olmak insanlara böyle davranmak mıdır? neyse sonunda klasik kezban tripleri ile çocuğunun babası ile birlikte oldu da rahata erdik. sen gerçekten tabu yıkmak istiyorsan evlendirecektin kadını doktor beyimizle hayatlarının sonuna kadar mutlu mesut yaşatacaktın, ben de gelip elini öpecektim.

bu kadar çemkirdikten sonra, dizide gerek hwang ji an olsun, gerek park tae kang olsun süperötesi güzel giyindiler ki sanat ekibine -o iğrenç 9 aylık hamile görünüşü dışında- buradan ayrıca teşekkür etmeyi borç bildim.

じゃまたね。

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s