Yazı kategorisi: gezi

tayland seyahatim – 3 – yol maceraları

koh samui’den otobüsle bangkok’a döndük. daha dakika bir gol bir otobüsümüz arızalandı ve bir benzincide durup tamir olmasını bekledik. sanırım yarım saatten fazla sürdü. herkes benzincinin marketinden yani seven eleven’dan alışveriş yaparak vakit öldürdü. gözlemlediğim kadarıyla tayland’daki benzincilerin marketleri genelde seven eleven tarafından işletiliyor. marketlerin yanı sıra hemen hemen bütün mahallelerde de bu zinciri görmek mümkün. arka sıramızda oturan bir çocuk durmadan yiyordu zaten, seven eleven’ı görünce kendinden geçti ahahaha. iyi-hoş-sevimli çocuktun da şekerim o haşlanmış sosisi otobüse sokmayacaktın. önümüzde de avrupa yakışıklısı bir çocukla, tay seksisi bir hatun oturuyordu. bunların bir de çocukları vardı ama sabaha kadar vikvikvik rahat durmadı. hastaydı galiba bilemedim. gece yolculuğu yaptık ve bu sefer molada yemek yedik 🙂 önceden yazdım mı hatırlamıyorum ama mola yerinde otobüs biletinizi göstererek ücretsiz yemek yiyebiliyorsunuz. nasıl anlatsam bilemedim, böyle 20 kadar masanın olduğu bir salon var. her masanın etrafında 6 tane tabure var. masaların üzerinde de 6 tabak, 6 kaşık, 6 çatal var. ben tayland’da sofralarda hiç bıçak görmedim desem yalan olmaz. neyse, sonra masanın ortasında haşlanmış pirinç, papaya salatası, bir çeşit tavuk yemeği ve kurutulmuş balık vardı. bunların içindeki kaşıklarla tabaklarınıza yiyeceğiniz kadarını alıyorsunuz. ne bileyim bana çok ilginç geldi 🙂 tam yemeğin ortasında bir tane çocukcağız gelip bize “bu ne!”, “bu ne!” diye sormaya başladı. özlem tabii farklı kültürlerden insanlarla çokça vakit geçirdiği için hemen anladı ve çocuğa müslüman olup olmadığı sordu. evet cevabını alınca ben de dedim “merak etme koçum, biz de müslümanız, şunu şunu yiyebilirsin!”, çocuk pek inanmış gözükmese de teşekkür ederek eşinin yanına gitti. bu sırada ben artık kahve krizinden ölmek üzere olduğumdan seyyar kahveciden kahve aldım hemen mola yerinde 🙂 bindiğimizden beri şoförü gözüm tutmadığından ben tilki uykusu uyudum, ayrıca çok mutsuz ve huzursuzdum. neyse artık bangkok’a bayağı bir yaklaşmışken birden sağanak yağmur başladı ve otobüs sağa sola kaymaya başladı. dedim “o kadar koştura koştura ölümüme geliyormuşum!”. neyse mucizevi bir şekilde kurtardı amcam, sonra da bağırıyor “it’s ok!” diye. nesi ok, bunca yıldır yollardayım bu kadar ölümün ucundan dönmedim. şimdi aklıma geldi, bu olaydan önce polis otobüsümüzü durdurup kimlik kontrolü yaptı ve bir kişiyi tutukladı, ahahaha maceraya gel 🙂

tayland5

bangkok’a varır varmaz taksici amcalar başladı peşimizde dolanmaya. bangkok’ta yaşayanların yarısı taksici yada tuktukçu ve bunların %95’i sizi kazıklamaya ya da kandırmaya çalışıyor. pazarlık yapmadan hiç bir taksiye binilmiyor. amcamlar taksimetre açmaktan nefret ediyorlar çünkü taksi fiyatları çok ucuz. seninle pazarlık yapıp taksimetre fiyatından yukarıya götürüyor, taksimetre aç derseniz basıp gidiyor. tuktuklar içinde her yerde uyarı yazıları var. işte siz diyormuşsunuz x tapınağına gideceğim, o da sizi oranın arka kapısına götürüp “bugün kapalı, başka tapınağa gidelim!” diye bangkok’un yarısını dolaştırıyormuş. hatta kimisi şehir dışına çıkartıp para vermeden geri götürmüyormuş falan filan. ya buna kim inanır falan demeyin, döndükten sonra anlatınca kız kardeşim dedi ki “bizim başımıza geldi.” kız kardeşim ve arkadaşlarını şehir dışında bir mağazaya götürüp zorla alışveriş yaptırtmışlar. zaten satıcılar, restoran çalışanları, bar görevlileri yapıştılar mı bırakmıyorlar. elini versen, kolunu kaptırıyorsun. o kadar ısrarcılar ki kendini tehdit altında hissediyorsun. zaten bangkok’ta nefes almakta çok zorlandım, bu sebepten pek açık havada gezemedim ama bunun üzerine bir de kalabalık ve ısrar beni mahvetti. ya şimdi düşünüyorum da ben cidden bangkok’u hiç sevmedim. neyse, özlem’in önerisiyle bu seyahatimizde hiçbir yere giderken yer ayırtmadık. içgüdülerimizle hareket ettik. silom road’da çok güzel, ucuz ve temiz sunflower place isimli bir otel bulduk. çalışanları biraz sert ve kuralcı olsa da her türlü gevşekliğin yaşandığı bir şehirde bu benim hoşuma gitti ve kendimi süper güvende hissettim. burayı çok beğenince chiang mai’den dönünce tekrar kalmak üzere rezervasyon yaptırdık ve tai airways‘le yola çıktık. tai airways ile uçuşumdan sonra rahatlıkla diyebilirim ki yıllardır thy öyle süper, böyle süper, aman da aman bir sürü ödülü var söylemleri tamamen abartı. kötü bir havayolu olduğunu söylemiyorum ama hem daha iyisi hem de daha ucuzu var. bangkok-chiang mai gidiş-dönüş biletlerimizi yaklaşık 250 tl’ye aldık. kabin görevlilerinin ilgisi ve güleryüzü olsun, ikramları olsun, koltuklarının rahatlığı olsun hepsi on numaraydı. thy’nin “havaya attık, yakalayın!” tarzı servisinden sonra hakketen kendini özel hissediyorsun. star alliance üyesi olmalarına rağmen mil puanlarımı işlemediler ama olsun, bu kadar kusur kadı kızında da olur artık 🙂 uçuş kültüründen olsa gerek türkiye’de 200 kişilik uçağa 30 dk’da yerleşemezken, tayland’da 550 kişilik uçakta (boeing 777-300) yolcu alımı 10 dk’da tamamlandı. itişme yok, kakışma yok, bağrış çağrış yok. tayland’dan dönüşte de dubai aktarmalı geldim, yolcuların çoğunluğu türktü ve uçağa binişte resmen izdiham vardı. her ne kadar çaktırmasam da babamla sohbet etmeyi çok severim. döndükten sonra bunu babama anlattım, “uçağın kapısında beklerken beni bırakıp gidecek halleri yok ya!” dedim, o da bana almanya-türkiye uçak maceralarını anlattı biraz. kaç kere uçağın kapılarını kapatıp, “sıraya girmeden hiçbirinizi almayacağım!” diyen görevlilerle karşılaştığını artık hatırlamadığını söyledi 🙂 yok yanlış anlaşılmasın, sonuçta babam ve almanya-türkiye uçağındakiler çoğunlukla eğitimsiz insanlardı, türkiye’de tutunamayan fakir insanlardı. bir şekilde heyecanlarını anlayıp, mazur görebilirim. ama dubai-istanbul uçağındakilerin çoğu gayet eğitimli, bakımlı, üzerlerinden marka dökülen zengin insanlardı. onların bu davranışlarını hiçbir şekilde mantık çerçevesine oturtamıyorum. tayland’a gidip gelirken de emirates ile uçtum. çok ama çok beğendim. bundan sonra da uçuşlarımda kabin içi eğlence sistemleri bile çalışmayan thy yerine beni yolculukta nasıl eğlendireceğini şaşıran emirates’i tercih edeceğim, bu kadar net.

じゃまたね。

Reklamlar

tayland seyahatim – 3 – yol maceraları” için 3 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s