Yazı kategorisi: drama

when love walked in – which love???

bu aralar tayvan’a gidesim var. bu sebepten dedim birkaç dizi, film bir şeyler izleyeyim de fikrim olsun gençler nerelerde takılıyor ahahaha. neyse dizimizin başrollerinde calvin chen ve victoria song oynuyor. çocuk kendi çapında popüler bayağı kızlar falan bayılıyor kendisine. bir sürü hayranı var uzak doğu’da. kız da fena değildi gördüğüm diğer tayvanlı oyunculara göre. sonra baktım meğer güney kore’de şarkıcılık yapıyormuş. komple estetik yani. neyse gelelim 2012 yılı yapımı 32 bölümlük dizimizin konusuna: qin yu jiang, 2 kankisiyle birlikte ülkenin en zengin adamının yanında çalışmaktadır. boş zamanlarında bu çiçek çocuklar bir yandan tasarım yaparak yaratıcı yönlerini ortaya dökerken bir yandan da genç kızların kalplerini çalmaktadırlar. shen ya yin ise annesi ve babasının ölümünden sonra kınalı yapıncak olarak halasının evinin bodrumunda yaşamaktadır. hayali tasarımcı olmakken kuryelik yaparak ve halasının lokantasında çalışarak hayatını geçindirmektedir. çiçek çocukların patronunun jetonu biraz geç düştüğü için 20 yıl aradan sonra kayıp torununu aramaya karar verir. bilin bakalım bu kayıp torun kim? not: vallahi ben değilim. herhangi bir dna testine gerek kalmayacak kadar anne ve babama benziyorum.wlwi

açıkçası dizinin önemli bir kısmını hızlandırarak izledim. o kadar salak diyologlar vardı ki kendimi pencereden aşağı atmamak için zor tuttum. senaryo hikayenin yarısına kadar süper tutarlı giderken birden bire kontrolden çıktı. acaba yarı yolda senaristi mi değiştirdiler ? neyse kızın kuzeni dedeye kendini torun diye yutturuyor, gerçek torun sesini çıkarmıyor. hadi bunun arkasında geçerli bir sebebi olabilir ama insan kendini bu kadar da enayi yerine koydurmaz. kuzen cadısı bir boynuna “bütün dünyayı ele geçireceğim, gördüğüm herşey benim olacak nıhahaha!” diye tabela asmadı yani. herkes salak salak kızın her dediğine kandı. bir kere öyle iğrenç dudak silikonu olan hiç kimsenin aklı başında olamaz. benim 9 yaşındaki yeğenime git, ona anlat durumu, o bile işlerin içinde bir sürü pislik olduğunu anlar. esas oğlan da esas kızın gerçek torun olduğunu anlayınca bir tribe girdi çakacaktım ağzına iki tane. bir bunalımlar, bir toplum beni anlamıyorlar. bu ne ya caddedeki kezbanlar bile kendini bu kadar ağırdan satmıyor. kuzenle kendini yatakta buldu, “mercimeği fırına koydum.” zannetti. sevdiği kızı 3-4 kere kankisinin kucağına attı ki bizim buralarda bunu yapan erkeklere yakıştırılan g ile başlayan ş ile biten çok güzel bir kelime var. aha aklıma gelmişken esas kız da durumu öğrenince çocuğa “erkeksin, bir geceliktir, elinin kiri, olmamış gibi yaparım.” mahiyetinde bir şeyler söylediki dedim “hani biz marjinaldik!” neyse işte diyeceğim o ki bu iki esas karakter birbirine aşıksa, ben bu hayatta hiçbir şey bilmiyorum. ciddiyim. dedeye de iki çift laf saydıracaktım ama bir iki dizi daha yazayım uykum gelmeden.

じゃまたね。

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s